 |
 |
ELİ KULAĞINDA |
 |
Tarih: Prş Ksm 08, 2007 12:23 am |
|
|
| Mesaj |
|
|
|
Tahakkuku pek yakın olan işler hakkında, “(Henüz olmadı ama) eli kulağında!” deriz.
Bu tâbirin kaynağı Asr-ı Saâdet’te, Bilâl-i Habeşî radıyallâhü anh’e kadar uzanır.
İslâmiyet yayılmaya başlayıp da Müslümanlar’ın sayısı artınca, onları namaz için bir araya toplamak üzere ezan okunması kararlaştırılmış ve sesi güzel olduğu için de Habeşistanlı eski bir köle olan Hazret-i Bilâl (r.a.) bu vazifeye seçilmişti. Ne var ki Medîne’deki müşrikler ve diğer dinlere mensup olanlardan bazı tahammülsüz kimseler, ezan okunurken sesi duyulmasın diye gürültü yapmaya, çocukları toplayıp Bilâl-i Habeşî (r.a.) ile alay ettirmeyTahakkuku pek yakın olan işler hakkında, “(Henüz olmadı ama) eli kulağında!” deriz.
Bu tâbirin kaynağı Asr-ı Saâdet’te, Bilâl-i Habeşî radıyallâhü anh’e kadar uzanır.
İslâmiyet yayılmaya başlayıp da Müslümanlar’ın sayısı artınca, onları namaz için bir araya toplamak üzere ezan okunması kararlaştırılmış ve sesi güzel olduğu için de Habeşistanlı eski bir köle olan Hazret-i Bilâl (r.a.) bu vazifeye seçilmişti. Ne var ki Medîne’deki müşrikler ve diğer dinlere mensup olanlardan bazı tahammülsüz kimseler, ezan okunurken sesi duyulmasın diye gürültü yapmaya, çocukları toplayıp Bilâl-i Habeşî (r.a.) ile alay ettirmeye başlamışlardı. Bunun üzerine Hz. Bilâl, ellerini kulaklarına tıkayarak ezan okumaya başladı. Bilâhare müezzinler ellerini kulaklarına tıkamayı bir çeşit Bilâl-i Habeşî (r.a.)’nin sünneti gibi gördüler ve ezanı öyle okudular.
Eskiden birisi yanındakine:
— Ezan okundu mu? diye sorduğunda, eğer vakit çok yakınsa;
— Okunmadı ama, (müezzinin) eli kulağında; dermiş.
e başlamışlardı. Bunun üzerine Hz. Bilâl, ellerini kulaklarına tıkayarak ezan okumaya başladı. Bilâhare müezzinler ellerini kulaklarına tıkamayı bir çeşit Bilâl-i Habeşî (r.a.)’nin sünneti gibi gördüler ve ezanı öyle okudular.
Eskiden birisi yanındakine:
— Ezan okundu mu? diye sorduğunda, eğer vakit çok yakınsa;
— Okunmadı ama, (müezzinin) eli kulağında; dermiş. _________________ Sana ermek imanlı gönüllerin rüyâsı,
Seni bilmeyenler ölüdür ya Resûlallâh!
Vuslatın, bu garip kıtmîrin her dem hülyâsı,
Bu benim gönlümün gülüdür ya Resûlallâh!
|
|
 |
|
|
 |
ELİ KULAĞINDA |
 |
|